Ağrısız Kansız Diş Tedavisi

Yeni
diş lazeri; anesteziye alerjisi olanlara, kronik hastalıkları nedeniyle
anestezi uygulanması riskli bulunanlara, dişçi koltuğundan korkanlara
umut oldu.
Yeni
diş lazeri anesteziye alerjisi olanlara, kronik hastalıkları
nedeniyle anestezi uygulanması riskli bulunanlara,
hamileliğinin ilk 3 ayında diş tedavisi gerekenlere ve
dişçi koltuğundan korkanlara umut oldu. Yeni lazer yöntemi, ağrısız,
kansız, anestezisiz ve komplikasyon riski düşük tedavi olabilme imkanı
sunuyor.
Oral Lazer Uygulamaları Derneği (OLUD) Kurucu Üyesi
Diş Hekimi
Gizem Berk, yeni diş lazeriyle,
diş
ve diş eti hastalıklarının tedavisinden
diş
estetiğine kadar her türlü işlemin yapılabildiğini söyledi. Dr.
Berk, lazer yöntemi ile
çürüklerin temizlendiğini,
diş
dolgularının,
kanal tedavilerinin, kök ucundaki
iltihapların kurutulduğunu belirterek “Ayrıca diş etindeki ve çene
kemiğindeki her türlü
cerrahi işlem ve
estetik
diş tedavileri yapılıp,
diş eti şekillendirilebiliyor. Bunların yanı sıra
diş
rengi beyazlatılıyor,
hassas dişlerin hassasiyeti gideriliyor,
aft ve uçuk
tedavileri yapılıyor” dedi.
SESE, AĞRIYA VE KANAMAYA SON
Dr. Berk,
diş lazeri ile yapılan diş tedavilerinin, klasik yöntemlere göre
avantajlı olduğuna dikkati çekerek, “Lazer ile dişe ve diğer dokulara
temas edilmeden çalışıldığı için sürtünme, basınç, ısı ve titreşim
olmaz. Ses duyulmaz ve lazer enerjisi, beyine ağrı iletimini kestiği
için ağrı ya da basınç hissedilmez” dedi. Bu yöntem ile yapılan
diş
çürüğü tedavilerinde dolguların diğer yöntemden daha dayanıklı
olduğunu ve daha uzun süre kullanıldığını belirten Dr. Berk şunları
söyledi:
“Dolgu,
yapıştırma esasına göre yapılır.
Lazer yönteminde,
dolgunun
dişe daha iyi tutunması için bölge girintili şekilde oyulur. Bu nedenle
dişe iyi tutunan dolgu daha sağlam olur, uzun süre kullanılır ve
sonrasında
hassasiyet hissedilmez. Ayrıca lazer kullanılan bölgelerde yüzde yüz
dezenfeksiyon ve
sterilizasyon sağlandığı için, o bölgede tekrar enfeksiyon oluşması
ve
çürük başlaması riski söz konusu değildir.”
Lazer ile yapılan
cerrahi girişimlerde, hemen hemen hiç kanamanın olmadığını ifade
eden Dr. Berk, cerrahi işlem sonrasında da ortaya çıkabilecek şişme ve
komplikasyon ihtimalinin olmadığını, yaralı bölgenin daha kısa sürede
iyileştiğini kaydetti. Berk, hastanın, tedavinin ardından günlük
hayatını kolaylıkla sürdürebildiğini, konuşma ve yemek yemede zorlanma
gibi olumsuzlukları yaşamadığını belirtti.
YÜZDE 90’INDA ANESTEZİYE GEREK YOK
Dr. Berk, lazer yöntemiyle yapılan tedavilerin yüzde 90´ında anestezi
uygulanmadığını ancak kapsamlı cerrahi müdahalede anestezi yapıldığını
söyledi. Anesteziye alerjisi olanların, böbrek ve kalp gibi kronik
hastalıkları nedeniyle anestezi uygulanması riski bulunanların bu yöntem
ile tedavi olabileceklerini belirten Dr. Berk,
diş
ve diş eti problemi yaşayıp da
hamile olduğu için tedavi imkanı bulunmayanların da lazer ile
sağlıklarına kavuşabileceklerini kaydetti.
YARIM SAATTE DİŞ BEYAZLATMA
Diş
estetiğinin ve son yıllarda çok sık kullanılan ancak uzun süren
diş
beyazlatma işleminin de bu yöntem ile daha kısa sürede
yapılabildiğini belirten Dr. Berk, “Dişler, lazer yöntemiyle,
muayenehane ortamında tek seansta ve yaklaşık 30 dakikada 5-6 ton
beyazlatılabiliyor” diye konuştu. Dr. Berk, klasik yöntemlerle
hiçbir şekilde önlenemeyen ve tedavi edilemeyen
aftlar ve
uçukların da kolaylıkla iyileştirildiğini anlatarak, yöntemin diğer
avantajlarını şöyle sıraladı:
"Diş etlerinde genetik olarak aşırı derecede mor renklenme bulunan
hastalarda, 3 veya 4 seans boyunca lazer ile peeling yapılarak sorun
halledilebiliyor.
Estetik
diş hekimliği uygulamalarından
porselen lamineler ve
kuronlar
yapıştırılmadan önce diş yüzeyine lazerle anestezisiz olarak aşındırma
yapılabiliyor. Böylelikle
kronların
düşme riski tamamen ortadan kalkıyor.
Diş eti
iltihapları ve
kanal tedavilerinde de lazer enerjisinin ortamda yarattığı
sterilizasyon sayesinde tedavinin başarı oranı artıyor.
MUTLAKA UZMANLAR TARAFINDAN YAPILMALI
Lazer yöntemini, bu konuda özel eğitim almamış
diş hekimlerinin
kullanmaması gerektiğini vurgulayan
Dr. Gizem Berk, hatalı ya da yanlış
kullanım sonucunda istenmeyen dokuların zarar görebileceğini, kemikte
yanma ya da
iltihap
olabileceğini söyledi. Dr. Berk,
diş hekimlerinin
yüzde 90´ında bulunan mavi ışıklı cihazın lazer olarak düşünülmemesi
gerektiğini,
lazerle tedavi adı altında hastaların yanlış bilgilendirildiğini de
vurgulayarak, “Bu güçlendirilmiş gün ışığıdır ve
beyaz
dolgunun sertleştirilmesi için kullanılır. Lazer cihazı değildir.
Hastalar, lazer cihazını ve hekimin sertifikasını görmeli” uyarısında
bulundu.
anasayfa
|