İmplant ve Zirkonyum Diş Fiyatları 2017 Ankara Diş Kliniği
Tıkla Ara!
İmplant ve Estetik Diş Hekimliği

Ucuz Malzemeli Takma Dişte Kanser Tehlikesi Var

Bazı diş hekimleri ve laboratuvarlar takma diş yapımında ucuz olsun diye çatal-kaşık yapımında kullanılan malzemeleri tercih ediyor. Türk Diş Hekimleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Nezih Yavuz Tan ve Prof. Dr. Ersan Ersoy halkı uyararak, bu maddelerin insan sağlığına zararlı olduğuna etkilerine dikkat çektiler.

Bazı diş laboratuvarlarının takma diş yapımında çatal-kaşık imalatında kullanılan metalleri ve plastik karışımı kalitesiz malzemeleri kullanması, insan sağlığını riske sokuyor. Türk Diş Hekimleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Nezih Yavuz Tan, laboratuvarlar arası fiyat farkının bundan kaynaklandığını belirtirken, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi' nden Prof. Dr. Ersan Ersoy, ucuz iş olduğu için bu metallerin tercih edildiğini ve maalesef hekimlerin buna alet olduğunu söylüyor. Sektörde kaliteli madde olarak bilinen porselenden tek diş 120 Euro (yaklaşık 150 milyon lira), kalitesiz maddeli dişler ise 40-45 milyon lira civarında.

Prof. Dr. Ersan Ersoy, ağız içinde zararlı maddeler kullanıldığını ve bu maddelerin, dokuya zararlı olduğunu, alerjik etkiler yaptığını, dilde birtakım etkiler yaptığını ifade ediyor. Ersoy, "Bunu yapanlar, diş laboratuvarları var. Ucuz iş olduğu için tercih ediyorlar. Kaliteli olan alaşım daha pahalı. Kaliteli malzeme kullanılmamasında hekim ve laboratuvar ikilisi sorumlu." diye konuştu.

Meslekteki diğer hekimler, kullanılan malzemenin atık metal ve kimyasal esaslı olması sebebiyle kanserojen madde taşıdığına dikkat çekiyor. Hekimler, bu olayların sebebini ekonomik sıkıntılara bağlıyor. Arsenik adlı malzemenin üstünde duran hekimler, kanal tedavisi yapılırken kullanılan arseniğin siniri öldürdüğünü ve kemiği eritme özelliği olduğunu belirtiyor. Diş laboratuvarlarından gelen metallerin kalitesini anlamanın mümkün olmadığını dile getiren hekimler şunları söylüyor:

"Laboratuvarlardan gelen malzeme neyse bizler onu kullanıyoruz. Malzemeleri elle veya gözle anlamamız mümkün değil. Bu işi suiistimal eden hekimlerin yanı sıra, diş teknisyenleri de yok değil. Bunun eğitimle aşılacağına inanıyoruz. Hastaların kandırılmasının ne demek olduğu öğretilmeli. Atık metallerin ikinci defa kullanılmaması gerektiği sektördeki herkes tarafından bilinen bir gerçek. Hekim ve teknisyenin vicdanına kalmış bir durum. Tercih edilmesi gereken ise kesinlikle plastik değil, porselen dişler."

Adının açıklanmasını istemeyen diş teknisyeni bir çift ise, hastayı yönlendirenin doktor olduğunu, kendilerinin de doktoru memnun etmek zorunda kaldıklarını vurguluyor. Teknisyen çift, diş yapımından arta kalan fazla metalin yanmış metal olarak adlandırıldığını ve bu maddeyi kullanan laboratuvarlar olduğunu kaydediyor. Teknisyenlerin şikayetçi oldukları noktalar ise şunlar: "İkinci defa kullanılan metalin sağlıksız olduğunu kabul etmek gerekli. Yanmış, atık metal ikinci kez kullanılır; ancak üçüncü kullanımında üzerindeki estetik malzemeyi atar. Avrupa'da bir teknisyen günde 3-4 diş yaparken bizler 100 adet diş yapıyoruz. Hastayı kandırmak kolaydır; ama diş doktorunu kandırmak zordur. Teknisyen sadece diş yapımında kullanılan tozun kalitesi yönünde hekimi kandırabilir. Diş bittiği için hekim durumu anlamaz."

Teknisyenlerin bir başka iddiası ise; yine hekimlerin hijyenik porselen bünyesi yerine ısrarla, damağa oturtmalı porselen istemesi. Damağa oturtmalı porselen dili rahatsız ettiği için sağlıksız sınıfına sokuluyor.