Tedaviler Menu

Güncel Haberler

İmplant Tedavisi Ne Kadar Sürer?

İmplant Tedavisi Ne Kadar Sürer? İmplant tedavisi cerrahi bir operasyonla yapılmaktadır. Eğer yapılacak olan tek bir implant operasyonu ise bu işle... Devamını Oku...

İmplant Nasıl Yapılır?

İmplant Nasıl Yapılır? Diş İmplantı Nasıl Yapılır? (İmplant Aşamaları) Diş implantları, insan vücudu ile tamamen uyumlu küçük titanyum v... Devamını Oku...

İmplant Sonrası Neler Yapılmalıdır?

İmplant Sonrası Neler Yapılmalıdır? İmplant Sonrası Ağız Bakımı; İmplant ameliyatından sonra ilk 48 saatlik dilimde ağız bakımı çok önemlidir. Ağız i... Devamını Oku...

Mesleğe Göre Gülüş Tasarımı

Mesleğe Göre Gülüş Tasarımı Gülüş tasarımı; kişinin yaşına, cinsiyetine, yüz şekline, karakterine veya mesleğine göre planlanıyor. Sağlık ve d... Devamını Oku...

Zirkonyum Diş Kaplama Fiyatları

Zirkonyum Diş Kaplama Fiyatları Dayanıklılığını silah ve nükleer sanayiyle havacılık sektöründe kanıtlayan zirkonyum, diş estetiğinde en önemli uy... Devamını Oku...

Diş İmplantı Tedavisiyle Güven Tazeleyin!

Diş İmplantı Tedavisiyle Güven Tazeleyin! Diş hekimliğinde önemi her geçen gün artan implant tedavisi, diş eksiği olan hastaların kendine olan güvenlerini... Devamını Oku...

İmplant Tedavisi Yayılıyor

İmplant Tedavisi Yayılıyor İmplant olarak tanımlanan yapay diş kökü tedavisinde fiyatların gerilemesiyle hastaların, bu tedavi yöntemine olan... Devamını Oku...

Yeşil Çay Diş ve Dişetlerinin Dostu

Yeşil Çay Diş ve Dişetlerinin Dostu Uzmanlar, düzenli yeşil çay tüketiminin diş ve dişetlerinin sağlıklı olmasını sağladıklarını belrtiyor. Newkarela... Devamını Oku...

Yeni Neslin Dişi Çürük!

Yeni Neslin Dişi Çürük! Türk Diş Hekimleri Birliği verilerine göre, Türkiye’de 12 yaşındaki çocukların yüzde 84’ünün dişlerinde çürük ve d... Devamını Oku...

90 Yaşına Kadar Tek Diş Kaybetmemek Mümkün

90 Yaşına Kadar Tek Diş Kaybetmemek Mümkün Dişhekimi Seyhan Ergin doğru bakım tekniklerini bilen insanların, 90 yaşına kadar kendi dişleriyle yaşayabilecekle... Devamını Oku...
Previous
Next

Ağız kokusunun kaynağı yüzde 87 oranında ağız... Bu nedenle uzmanlar dişleri fırçalarken dili de fırçalamak gerektiğine dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Yavuz Baykal, ağız kokusunun oldukça sık rastlanılan bir durum olduğunu ve bunun kişinin sosyal hayatını olumsuz etkilediğini ifade etti.

Bu durumu önlemek için dil sırtında yerleşik bakteriyel birikimleri ortadan kaldırmanın önemli olduğunu belirten Baykal, açıklamasında şunları kaydetti:
Ağız kokusunun sebeplerinin yüzde 87’si ağız içi kaynaklıdır. Bunların yüzde 51’i dil, yüzde 32’si diş ve diş eti, yüzde 17’si ise bunların karışımına bağlıdır. Kişi her gün dişfırçalamaya ve bu sırada dilini de fırçalamaya alışmalı. Özellikle dil kökünün sert ve güzel olarak fırçalanması gerekir.”

Prof. Dr. Baykal, sakız çiğnemenin dil sırtına yıkama etkisi oluşturduğunu ve bakteri çoğalmasını kısmen engellediğini dile getirerek, çinko içeren gargaraların da ağız kokusu tedavisinde faydalı olduğunu bildirdi.

Ağız kokusu olanların ancak yüzde 25’inin diş hekimine müracaat ettiğini dile getiren Prof. Dr. Baykal, ağız dışı nedenlere bağlı ağız kokusu görülme sıklığının da yüzde 13 dolayında olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Yavuz Baykal açıklamasında, “Ağız dışı koku nedenlerinin yüzde 7’si kulak-burun-boğaz kaynaklıdır. Sindirim sistemi kaynaklı olanlar ise yüzde 1 civarındadır” dedi.

Ağız bakımınıza özen gösterin

En önemli neden ağız hijyeni olduğundan, dil sırtında yerleşik olan bakteriyel birikimleri ortadan kaldırmak önemlidir. Bu nedenle birikim gösteren bakterileri kazıyıcı bir alet ile dil sırtının kazınması oldukça önemlidir. Ayrıca antiseptik gargaralarbakterilerin yeniden birikip çoğalmalarını engelleyebilir. Sakız çiğnemek salyanın debisini ve yapışkanlığını artırarak, dil sırtına yıkama etkisi oluşturur ve bakteri çoğalmasını kısmen engeller.

Çinko içeren gargaralar daha fazla uçucu sülfür bileşikleri bağlar ve bu yüzden ağız kokusu tedavisinde faydalıdır. Uçucu sülfür bileşiklerini bloke eden diğer bir madde sodyum bikarbonatlı diş macundur. Hasta her gün diş fırçalamaya ve bu sırada dilini de fırçalamaya alışmalıdır. Özellikle dil kökünün sert ve güzel olarak fırçalanmasıgerekir.

Kötü ağız kokusunun kaynağı genellikle uçucu sülfür bileşikleridir

Ağız kokusunda altta yatan sebep çoğunlukla dil çıkıntıları arasına yerleşen bakterilerin oluşturduğu uçucu sülfür bileşikleridir. Kötü ağız kokulu bireylerde bu miktarlar çok daha yüksektir. Dil ucundan, dil köküne doğru gidildikçe bu uçucu sülfür bileşiklerinin miktarı artar.

Ağızda yerleşmiş olan bu bakteriler ağız kokusunun oluşmasında önemli rol oynar. Özellikle dilin en arka bölgesinde yerleşen mikroplar daha fazla koku yapar. Diğer taraftan, fazla sayıda bakteri, kötü hijyen, alkali ortam ve ağızda protein artıklarının bulunması kokuyu daha da artırır.

Ağız kokuları 3 başlıkta incelenir ve hepsinin tedavileri birbirinden farklıdır.

1. Normal ağız kokusu: Her sağlıklı birey sabah uyandığında sindirim kanalında biriken gazlar veya dil sırtında çoğalan bakterilerin oluşturduğu uçucu sülfür bileşikleri sebebiyle ağız kokusu duyabilir. Özellikle proteinden zengin yiyecekler (et, balık, yumurta) daha fazla ağız kokusuna neden olmaktadır. Dil sırtını fırçalamak ve sürekli olmamak şartıyla klorheksidin veya çinko içeren ağız gargaraları kullanmak ve sakız çiğnemek bu durumu azaltabilir.

2. Anormal ağız kokusu: Ağız kokusu olan hastalar diş hekimine ağız kokusuşikayetiyle müracaat etmeyebilir. Ağızlarındaki çirkin kokunun ya farkında değil ya da tolere etmektedirler. Bu hastaların ancak yüzde 25’i diş hekimine müracaat eder. Genellikle ağızlarındaki kokuyu kabullenmişler ve anormal ağız kokusundan farklı bir şikayet ile diş hekimine müracaat ederler. Diş hekiminin uyarısı ile tedavi edilirler. Bazı hastalarda ise kendisinin değil, yakınlarının tespiti söz konusudur. Anormal ağız kokusu ağız içi veya ağız dışı kaynaklı olabilir:

Ağız nedenli olanlarAğız kokusunun sebeplerinin %87 si ağız içi kaynaklıdır. Bunların %51’i dil, %32 si diş ve dişeti, %17’si ise bunların karışımına bağlıdır. Çeşitli hastalıklara bağlı oluşan ağız kuruluğu da kötü kokuya neden olabilmektedir.

Ağız dışı nedenler: Bu sebeplere bağlı ağız kokusunun görülme sıklığı %13 olup, bunların %7’si kulak-burun-boğaz kaynaklıdır. Sindirim sistemi kaynaklı olanlar %1 civarındadır. En sık sebepler;

Kronik bademcik iltihapları,
Kronik sinüzit, burun polipleri,
Kronik faranjit,
Sindirim sisteminde darlık, 
Mide ülseri, helikobakter plori varlığı,
Reflü hastalığı
Sindirim kanalındaki iltihabi hastalıklar,
Karaciğer yetersizliği
Şeker hastalığı,
Böbrek yetmezliği, üremi
Akciğerin iltihabi hastalıkları (bronşektazi, apseler),
Böbrek yetmezliği
Sigara kullanımı

3. Psikosomatik ağız kokusu: Böyle hastalarda yakınma olmasına rağmen aslında gerçek bir anormal ağız kokusu yoktur. Böyle hastaları patolojik anormal ağız kokusundan ayırmak zordur.

Tedavi: Tedavi esas olan;
Ağız hijyenine dikkat
- Nedenin ortadan kaldırılması
- Tedavinin süresi
- Hastanın tedaviye uyumu
- Hastanın tercihidir.